Slideshow Image 1Slideshow Image 1Slideshow Image 1Slideshow Image 1Slideshow Image 1

Kalp Damar Tıkanıklığı

Damar duvarında sertleşme ve damarın tıkanması sonucu çeşitli organlarda kan akımının bozulmasına yol açan hastalık sürecidir.  Lipid birikimi ve hücrenin buna reaksiyonu, damarların daralmasına ve dolayısıyla hücrelere daha az oksijen ve besin gitmesine yol açar. Ateroskleroz (AS) batı dünyasındaki ölümlerin %50 den fazlasına yol açmaktadır. Her arter etkilendiği halde esas hedefler Aort damarı ile koron er arterler (Kalbi besleyen damarlar) ve serebral arterler (Beyini besleyen damarlar) dir. Aterosklerozis de olay erken çocukluk döneminde başlar, ve seneler boyunca yavaş ilerler, onun için bu olayda önlemler önceden alınmalıdır.

Kolesterol Vücuda Gerekli mi ?

   Kolesterol, beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Azı karar Çoğu zarar felsefesinden düşündüğümüzde vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Toplumda, arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır. Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol, hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin, kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa, göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi ise, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.Kanda kolesterolün yüksek olması, yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken işlem, kan alınaraköncelikle kolesterol, LDL-kolesterol, HDL-kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir. Tedaviye karar vermeden önce, bu değerler en az 2 kere ölçülmelidir.Tedavi düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır. Kalp ve damar hastalıkları, Türkiye`de ve diğer ülkelerde ölümlere ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır. Türkiye’de, 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl ve üstü). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında, kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü, kalp  damar  tıkanıklığı hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir. Kalp damar tıkanıklığı  hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere, kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda, kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması, hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda, kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

HERBALİST ERDOĞAN TEPELİ NİN VERDİĞİ BAZI PEHRİZLER   VE ÖNERİLER

Millet olarak en çok kolesterolümüzün yüksekliğinden şikayetçiyiz. Kolesterolü düşük tutmanın yolu ise bilinçli bir diyetten geçiyor.Diyetinizde posalı besinlere bol miktarda yer vermeli, meyve-sebzeyi daha çok tüketmeli ve kızartmadan uzak durmalısınız...Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kolesterol düşürücü diyet ve sağlıklı yaşam biçiminin benimsenmesi, kalp ve damar hastalıklarının görülme oranını belirgin oranda azaltıyor. Bu yüzden kalp sağlığımız için, beslenmemizde yağ tüketimine ve kolesterol içeren besinlerin tüketimine özen göstermemiz gerekiyor. Peki bu kadar önemli olan kolesterol ne ve kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor? Kolesterol, hayvansal kaynaklı besinlerde ve tüm hücrelerde bulunan mum yapısında yağa benzer bir madde. Kolesterol hepimizin vücudunda bulunur. Hem vücudumuzda üretilir hem de dışardan hayvansal besinlerle alınır.”  Kolesterol, vücudumuza LDL olarak bildiğimiz düşük dansiteli lipoproteinler ile taşınır. LDL kolesterolden en zengin lipoproteindir ve kötü kolesterol olarak bilinir. Normalde dokulara hücre zarı yapımı için gerekli kolesterolü taşır fakat fazlası damar duvarlarında kolesterol birikmesine neden olur. Bu da kalp hastalıkları riskleri açısından önemlidir. Kolesterol ayrıca vücudumuzda HDL olarak bildiğimiz.Yüksek dansiteli lipoproteinler ile taşınır. Bu, iyi kolesterol olarak bilinir. HDL dokularda biriken kolesterolü toplayarak parçalanmak üzere karaciğere taşır. Bu sebeple LDL kolesterolün düşürülüp HDL kolesterolünün artırılması kolesterol düşürücü diyette hedef alınmaktadır” diye yanıtlıyor sorumuzu Posa, safra kesesi salgısı olan safra asitlerinin emilimini engelleyerek karaciğerde kolesterol sentezi için gerekli öncü ögelerin konsantrasyonunu azaltır. Yulaf, arpa, pirinç kabuğu gibi kaynaklarda bulunan posa, karaciğerde kolesterol sentezini engelleyerek kan kolesterolünü düşürmede etkili.  Günlük alınan enerjinin yüzde 25-30’ u yağlardan gelmeli. Bu yağların da yaklaşık yüzde 7-10‘u doymuş, yüzde 10’u tekli doymamış, yüzde 10-15‘i çoklu doymamış yağ asitlerinden karşılanmalı. Zeytinyağı tekli doymamış yağ asiti olduğu için mutlaka diyette yer verilmeli fakat çoklu doymamış yağ asitlerini unutmamak kaydıyla! Zaten hayvansal kaynaklı besinlerden doymuş yağı alınıyor. Bunun dışında günlük yağ gereksinimi için zeytinyağı (yerine fındık yağı) ile birlikte mısırözü yağını (veya yerine soya veya ayçiçek yağı) eşit oranda karıştırıp yemeklerde ve salatalarda bu yağ karışımı kullanılmalı. Fındık, ceviz ve badem kolesterolü düşürür. Her gün 1 avuç yenmeli.  Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar kalp sağlığı açısından değerli yağ asitlerine sahip olduğundan beslenmede yer verilmeli. Ancak yağlı tohumların yağ içeriğinin yüksek olması nedeniyle fazla miktarlarda tüketilmesi kan kolesterol oranını düşürmüyor. Günlük 6-8 adet fındık veya 2 adet ceviz yeterli. Süt, yoğurt ve peynir gibi hayvansal kaynaklı besinler hiç tüketilmemeli. Süt ve süt ürünleri sağlık açısından diğer besin gruplarından farklı olarak tüm besin öğelerini içeriyor. Bu sebeple doymuş yağ oranı yüksek bu besinlere mutlaka günlük beslenmede sınırlı olarak yer verilmeli. Bu besinlerdeki görünmeyen doymuş yağları azaltmak için süt, peynir ve yoğurdu az yağlı veya yağsız olarak tercih edilmeli. Kırmızı et kesinlikle yenmemeli. Beyaz et istenildiği kadar tüketilmeli.  Tavuk ve balık da kırmızı et gibi hayvansal gıdalar kapsamına giriyor. Bu grup besinler belirli miktarlarda kolesterol içeriyorlar. Bu nedenle hiç bir hayvansal besin sınırsız yenilemez. Önemli olan bu besinlerin yenilme sıklığı ve miktarı. Yağsız kırmızı et haftada 1-2 kez olmak üzere ortalama 100 gr kadar tüketilmeli.

DİYETTE İLK KURAL

       Kolesterol düşürücü diyet uygulanırken dikkat edilmesi gereken önemli nokta, posalı besinlerin artırılması. HERBALİS ERDOĞAN TEPELİ   posaların yararlarını şöyle anlatıyor: “Posa, bitkilerin sindirilmeden atılan bitki duvarı kısmına denir. Safra kesesi salgısı olan safra asitlerinin emil imini engelleyerek karaciğerde kolesterol sentezi için gerekli öncü öğelerin konsantrasyonunu azaltmakta. Yulaf, arpa, pirinç kabuğundaki bulunan posanın karaciğerde kolesterol sentezini engelleyerek kan kolesterolünün düşürülmesinde etkili olduğu kanıtlandı. Posa kolesterolün vücuttan atılmasına yardımcı olduğu için daha çok tüketmeliyiz.”

Peki bunun için nasıl bir beslenme programını tercih etmeliyiz? Yine konunun uzmanı HERBALİS ERDOĞAN TEPELİ

“Meyve, sebze ve salatayı daha çok tüketmeli, beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar veya yulaf ekmeği tercih etmeli, kabukları ile yenebilen meyveleri kabuğuyla birlikte tüketmeli, meyve suları yerine meyvenin kendisi yenmeli, pirinç pilavı yerine bulgur pilavını tercih etmeli, aynı zamanda protein içeriği yüksek kuru baklagillere beslenmemizde haftada 2-3 kez yer vermeliyiz. Tatlı tüketmek istediğinizde ağır hamur tatlıları yerine protein yüksek sütlü tatlıları haftada 1-2 gün tercih edebilirsiniz. Kilo fazlanız varsa sofra şekerini kullanmayıp, içeceklerinizi şekersiz veya tatlandırıcı kullanarak tercih etmelisiniz.”

HERBALİST ERDOĞAN TEPELİ’NİN ÇOK ÖZEL TAVSİYESİ

Bu yiyecekleri asla tüketmeyin Sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, işkembe, dil v.b) Kabuklu deniz hayvanları ( karides, midye, kalamar v.b) Tam yağlı etler, sucuk, salam, sosis, pastırma, tavuk ve hindi derisi, Yağlı gıdalar (kaymak, krema, mayonez, çikolata ve yağlı soslar) Yağda kızartma ve kavurmalar İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar, Alkollü içkiler, hazır meyve suları, meşrubatlar Tereyağı, kuyruk yağı, içyağı, margarin yağı Lezzet verici olarak kullanılan et suyu veya tavuk suyu.

BİLDİĞİNİ BİLGİLERİ İNSANLARA AKTARMAK BİR İNSALIK GÖREVİDİR.

 Herbalist Erdoğan TEPELİ'ye Danışabilirsiniz.

Değerli okuyucularım,

 Amacım, yaptığım çalışmalar sonucunda faydalı olduğuna inandığım ve bu bilgileri ihtiyacı olan herkesle paylaşmak olduğunu bilmenizi isterim. Ancak değişen yasalar gereği yasak olan bazı terimlerin sakıncalı olduğunu dolayısı ile bu yazıların makaleden çıkarılması gerektiğini bana bildirilmiştir.  Yasalara saygılı olma çerçevesinde çıkması gereken yazıları silmek durumundayım. Bu yüzden öncelikle yaptığım işe, uygulamalarıma ve tavsiyelerime güvenen siz değerli okuyucularımın benim olduğu gibi sizlerinde yeni yasaya saygı duyacağınıza inanıyorum. Bu yüzden silinen bazı yazılar nedeni ile öncelikle siz değerli okuyucularım ve takipçilerimden özür diliyorum.

Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizin de güzide doğal yapısı ile endemik bitki örtüsü ile harika bir ülke. Ancak zengin olan bu değerimizi ne yazık ki kullanamıyoruz. Allahın insanlara armağan ettiği, , oksijen, su, toprak ve toprakta oluşan nimetleri, bitkileri insanlarla buluşturmak kadar güzel bir çalışma olamaz. Herbalistlik bitki bilimcisi demektir. Hangi bitki nerde yetiştiğini, ne zaman toplanması kurutulması, gerektiğini, hangi koşullarda depolanmalı ve en önemlisi nasıl tüketilmesi gerektiğini insanlarla paylaşmaktır.

Gerek tanıtım yazısında gerek makale içinde, öncelikle doktor olmadığımı, kesinlikle doktor görevlerini üstlenerek hiçbir şekilde hastaları veya diğer hasta gruplarını  muayyene etmediğimi, tanı  koymadığımı, ameliyat etmediğimi veya başka bir medikal hastane ve benzeri sağlık kurumlarına referans göstererek hastanın üzerinde etki bırakmadığımı, belirtmek istiyorum. Amacım, benden destek isteyen herkese ücretsiz olarak şimdiye kadar yaptığım araştırma ve çalışmalarım sonucunda edindiğim bilgileri ve kullandığım yöntemleri paylaşmak, olmuştur.  Dolayısı ile benimle irtibata geçmek isteyen, destek veya tavsiyelerim den faydalanmak isteyen herkesin bu konuyu iyi bilmelidirler.  Hastalıkta kullanılan bitkisel gıda destekli ürünleri yasal olarak çalışan tüm aktarlara da veya Eczanelerden alabilirsiniz. Tercih tamamen size aittir.


ÖNEMLİ NOT: Burada yer alan bilgi, yorum ve cevaplar yalnızca tavsiye niteliğinde olup tedavi yönteminizi tespit etmek ya da değiştirmeye amacı taşımamaktadır. Sitemizdeki bilgileri yanlış anlamak, bilgilerin güncelliğini yitirmesi ve buna bağlı olarak doğabilecek olası mağduriyetlerden sitemiz yasal olarak hiçbir sorumluluk altında değildir. Tam bir teşhis ve tedavi için hasta ile doktorunuzun yüz yüze gelmesi gerekir. Bu sitede bulunan bilgileri kullanmadan doğan sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteyi kullanan herkes, işbu şartların yanı sıra kullanım koşulları ve gizlilik Sözleşmesi metinlerimizi okumuş kabul etmiş sayılır.

Herkese bol sağlık dileklerimle

 Saygılarımla

Herbalist

Erdoğan TEPELİ

05332349044

5 Yorum

mehmet kallıkçı
selmam kalp damarlarımdan ikisi taman tıkalı betonlasmıs durumda 30,10,2012 de ancu olmak istedim iki kasıktan kılavuz boru bile girmedi su ada simsiha bunedenlen bitkisel takviye bir ilac varmı bu damarlarımı açacak bana bilgi verirseniz tesekür ederim.
01.11.2012
HUSEYİN GURSEL
ANJİ OLDUM 3 YERDE TIKANIKLIK VAR HATTA BİR TANESİ YÜZDE 95 TIKALI BUYUK YAN DAMAR NE YAPABİLİRİM BİTKİ SEL OLARAK
04.08.2012
mahmut kayar
hocam merhaba ben buerger hastasıyım ayak damarlarımda tıkanma başlamıştır benim hastalığım için varmı bir ilacınız varsa nekadar ve nasıl alacaz imeylime bildirmenizi rica ederim iyi çalışmalar
12.07.2012
Leyla
Erdoğan Bey merhaba, Size annemle ilgili yazıyorum. Annem 71 yaşında, uzun süredir tansiyon hastası. Yaklaşık 2 ay önce doktor kontrolü için hastaneye gittiğinde doktor, 3 damarının %80 oaranında tıkalı olduğunu ve acilen ameliyat olması gerektiğini belirtmiş. Biz hastaneye gittiğimizde annem çoktan ameliyata alınmıştı bile. Dolayısıyla durumunu başka bir doktorla değerlendirme şansımız olmadı. Sonuçta 3 tane stent takıldı. Bir süre sonra annemin tahlil sonuçlarını başka bir doktora gösterdik ve annemin stentten çok bir ameliyata ihtiyacı olduğu söylendi. Tüm bunlardan sonra annemin şikayetleri devam ediyor. Annemin sorununa bitkisel bir tedavi uygulamak mümkün mü? Saygılarımla,
09.04.2012
Sedriye ULAŞ
Hocam merhaba babam kalp damarları tıkalı aort damarı %85 tıkalı. Kalp damar tıkanıklığına iyi gelen veya damar açıcı olarak bize nasıl yardımcı olabilirsiniz. Bu bitkisel tedavi diğer ilaçlarla beraber alınabilirmi çünkü doktor hayatı boyunca kullanılması gereken bazı ilçalar vermiş bunları devamlı kullanacak.Ona göre bize nasıl destek veerebilirsiniz..
09.04.2012

Yorum Gönder

İsim Soyisim (Gerekli) :
Mail (Gerekli) :
Telefon :
Hastalık :
Mesaj :